Tunç Kayacı - Fanatik
Galatasaray yaptığı flaş transferlerle bu sezonun da en büyük şampiyonluk adayıyım mesajını veriyor. Ancak dün gece bir kere daha gördük ki oyunla değil, gücüyle rakiplerine üstünlük sağlıyor. Aslında Şampiyonlar Ligi'ndeki rakiplerine bakarsak, bu gücün orada geçerli olmayacağı çok açık. Rizespor mütevazı kadrosuyla ilk yarıda bir direkten dönen topu ve 2 de golü ofsayt sebebiyle iptal oldu. İki iptal edilen gole baktığınızda Galatasaray takım savunması adına alarm verdiğini net görebilirsiniz. Bu baskının çok fazlasını Şampiyonlar Ligi'nde göreceğinize göre, Okan Buruk acilen bu oyun mantelitesini revize etmeli.
Okan Buruk'un ısrarla Sane'yi sahada tutması da bana göre yanlıştı. Dün gece kolay geçer denilen ve öyle de başlangıcı olan karşılaşmada son bölüm tribündeki ve ekran başındaki taraftar açısından hiç de iç açıcı değildi... Sonuçtan bağımsız Şampiyonlar Ligi'nde rakiplerinin belli olduğu bir maçta Galatasaray bu oyununu görünce kimsenin mutlu olduğunu düşünmüyorum...
Deniz Çoban - Fanatik
Maçın tecrübesiz ismi Ali Yılmaz, karşılaşma süresince fazla zorlanmadı. Bu seviye maçlarda daha önce çok fazla görev almamış olmasına rağmen kendinden emin ve tutarlıydı.
Oyunculardan kabul gördü. Kritik karar vermek zorunda da kalmadı. Oyuncuların sportmence tavırları işini kolaylaştırdı. Faul standardı yüksekti. Bir iki kart hatasından bahsedebilirim.
Ancak gidişatı etkileyecek hatalar değildi. Galatasaray'ın üçüncü golü öncesi Sallai'nin rakibine herhangi bir ihlali yoktu. Gol temizdi. Hakem "Sorunsuz bir maç tamamladı." diyebilirim.
Uğur Meleke - Hürriyet
Galatasaray'ın da Türkiye'de duran toplarda yakaladığı istatistikler, Premier Lig'de Arsenal'ınkilere benzer. Sarı kırmızılılar geçen sezonun başından beri 40 lig maçında 42 gol bulmuşlar duran toplardan. Adeta her maçta 1 golü duran toptan buluyorlar ve bunların bir kısmı da 0-0'lık dengeyi bozan sayılar oluyor. Dünkü gibi.
Galatasaray Eylül'deki milli maç arasına 4'te 4'le kayıpsız girerken 13 de gol gönderdi rakip filelere. İlk 4 haftanın yıldızlarından Sallai dünü de bir asistle tamamladı. Osimhen yine çok arzulu ve efektifti. Davinson ve Abdülkerim de iyi açtılar sezonu.
Ancak Galatasaray'ın Kayseri maçındaki Torreira-Sara-Yunus'lu orta üçlüsü, dünkü Lemina'lı klasik grubuna göre daha faydalı gözükmüştü. Okan Buruk'un Yunus'u 10 numarada kullandığı o formülü daha sık denemesi lazım gibi.
Nevzat Dindar - Milliyet
Galatasaray bu lige birkaç beden büyük geliyor! Son 3 senenin şampiyonu, yeni sezonun 4. maçını da geçti ve puanını 12 yaptı. Aslan, Çaykur Rizespor'u Sanchez ve Osimhen'in kafa golleri ile beraber Icardi'nin uzatmada attığı golle 3-1 devirdi.
Rizespor 73'te Torreira'nın büyük hatası sonucu Varesanovic ile umutlandı ama puan almaya gücü yetmedi. Karadeniz ekibinin ilk yarı 2 golü ofsayt nedeniyle VAR'dan döndü. Cim-Bom bu sezon kalesinde ilk golü dün gece gördü.
15'te Abdül-kerim'in, 18'de ise Taha'nın vuruşları direkten döndü.
Galatasaray perdeyi 20. dakikada kornerden Sanchez'in golüyle açtı. Kolombiyalı, Sara'nın ortasında en üst noktaya sıçradı ve harika vurdu: 1-0. Rizespor'un Laci ile 35 ve 44. dakikalarda bulduğu iki harika gol, ofsayt nedeniyle iptal edildi.
İkinci yarı da Galatasaray'ın baskısıyla başladı. Torreira, Sara ve Yunus yakaladıkları pozisyonları atamadı. 65'te Abdülkerim'in adrese teslim ortasında Osimhen sahneye çıktı: 2-0.71'de Papanikolau yakın mesafeden kaçırdı. 73'te Günay'ın pasını Torreira sırtı dönükken kaptırdı ve Varesanovic skoru 2-1 yaptı.
90+2'de Icardi fişi çekti. Sallai'nin baskı ile kazandığı topu Icardi ağlarla buluşturdu: 3-1.
Levent Tüzemen - Fotomaç
Galatasaray, Osimhen'e göre oynamıyor. Atletik, hızlı, fizikli, güçlü ve deparlı bir santrforunuz varsa onu kanatlardan yapacağınız ortalarla ya da araya atacağınız final paslarıyla beslemeniz gerekir. Okan hocanın Rize önündeki kadrosuna baktığımız zaman 5 oyuncunun sol, 5 oyuncunun da sağ ayaklı olduğunu gözlemledim. Birçok kulüpte bu tür dengeleri göremezsiniz.
Ancak kanatlarda görev yapan Yunus ve Sane'nin sol ayaklı olmalarının yanı sıra kısa paslarla oynamaya çalışıp orta yapmayıp düşünmemeleri Osimhen'i maç boyu olumsuz etkiledi. Geçen sezon Sallai ve Barış'tan Osimhen fazlasıyla destek almıştı. Osimhen, beklediği ortayı Abdülkerim'den aldı ve golünü attı. G.Saray, Barış'ı arıyor. Çünkü Barış'ın en büyük özelliği savaşçı olması, rakiple mücadele etmesi ve kazanma duygusunu ön plana çıkarmasıydı. Yönetim, Barış sorununu çözebilirse Okan hocanın eli eskisi gibi güçlenir. Şampiyonlar Ligi arifesinde Barış'ın bunca yıldır ekmek yediği kulübe de bir vefa borcu olduğunu düşünüyorum. Barış Şampiyonlar Ligi'ni oynamadan G.Saray'dan gitmemeli. Yönetim de Barış'ı ikna edebilecek ekonomik formülleri geliştirmeli.
Eğer Zaniolo gitmeyecekse Okan hoca onun hızını ve topu vuruş kalitesini daha fazla kullanmalı. Neden mi? Çünkü Sane beklenen form düzeyinde değil. Başka bir formül de Singo sağ bekte görev yapıp, Sallai kanatta kullanılmalı. Övdüğümüz Günay'ın yenilen golde Torreira'ya verdiği pas, akıl tutulmasıydı. Davinson 4.000 golüne imza atarak G.Saray tarihine adını yazdırdı.